Eyüp YAYLACI

Semum

Semum filminden sonra yazdığım bir yazı:

Semum kelime manası olarak bedenin gözeneklerine yani derideki o küçücük deliklere bile işleyen bir çeşit ateştir. Bu yüzden de insanın iliklerine bile işleyen rüzgara semumun ilk hali olan “sam rüzgarı” denilmiştir. Aynı zamanda bir rivayete göre “Semum dumansız ateştir.Yıldızlarda bu ayetlerden yaratılır.” Sözü de semumum kavurucu,saf,yalın ve dumansız bir ateş olduğunu belirtmektedir. Ayrıca Arapça da kullanılan “ya narı alusi semum” tanımlaması da “fevkalade hararetli ateş” anlamında kullanılmaktadır.

Semumlar ilk insan daha yaratılmadan önce dünyada hüküm süren bir çeşit yaratıklardı. Bu yaratıklar kızgın ateşin dumansız alevinden yaratılmış ve daha sonra korkunç bir zehirle birleştirilerek yaratılmış bir çeşit canlılardır.

Kuran-ı Kerim de Hicr Suresinde 26/27 ayetlerde “Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.” demektedir. Ayetlerden de anlaşıldığı üzere Cinler[şeytan ve semumlarda birer cindir.]insandan önce yaratılmıştır. İnsan kainatın yaratılışındaki en son halka olduğu düşünülürse cinler insandan bir öncesi halkada yer almıştır. İlk insan çamurdan yaratılınca Allah tüm yaratıklara insanın huzurunda eğilmesini emretti.Ancak buna şeytan ve semumlar karşı gelerek isyan ettiler.Bu isyanları sonucunda Allah Semum ve Şeytanı lanetleyerek kıyamete kadar özgür bıraktı. Hicr suresinin 28-43 ayetlerinde Şeytan ve Allah arasında gecen konuşmayı okuyabilirsiniz. Şeytan ve semum o gün bu gündür insanlardan nefret eden yaratıklar olarak dünyada hüküm sürmektedirler.

Semumlar şeytanlar gibidir. Yedikleri ve içtikleri sadece kötülük ve ateştir. Şeytanın da yaverleridir.Kendilerine tanrı olarak şeytanı görürler.Bu yüzden de şeytanın her dediğini sorgusuz sualsiz yaparlar.

Şeytan nasıl insanın kanı içerisine girerek insana kötülükleri üflerse aynı yeti semumlarda da olup insanlara musallat olmaktadırlar. Musallat olduğu insanın en ücra hücresine bile girerek içine girdiği insanın hayatını cehenneme çevirir. İçine girdiği insanın içinden çıkmadığı sürece o insanı ölüme kadar götürür.

Semumlar dünya üzerinde her yerde olup her an insana saldırabilecek kabiliyettedirler.Ancak insana her ne kadar insandan nefret de etseler insana direk olarak şeytan gibi saldıramazlar. Bir insana musallat olduğu zaman o insanın içine girebilmesi için öncelikle 2 boyut arasındaki kapıyı açması gerekmektedir. Bu kapıyı da çok güçlü semumlar hariç kendileri açamamaktadırlar. Bu kapıyı bir insanın açması gerekmektedir.Ancak o şekilde insana tam manası ile musallat olurlar.İçine semum giren insanı da ancak bir din alimi çıkartabilir.Bir semum ile irtibata gecen insanın sonu İslam Fıkıhçılarına göre edebiyete kadar Semum ateşinde yanmaktır. Bu yüzde de bir semumla irtibata geçmek oldukça sakıncalıdır.

Bir semum bir insana musallat olduğu zaman öncelikle ona bir takım darbeler indirerek kafasının karışmasını sağlar. Daha sonra ise gözlerinin önünde bulunan perdeyi kaldırarak cinler aleminin boyutunu görmeyi sağlar. Belli bir zaman onu rahatsız etmeye devam ettikten sonra içine girer ve filmde gördüğümüz o sahnelerin olmasına sebep olur. İnsanın beyni ele geçirerek ona emirler yağdırır ve de insan vücudunu eritir.

Semumların kendi aralarında kullanmış oldukları dil Kıpticedir. Kıptice Arapça ve İbranicenin kökeni olup Eski Mısırda kullanılan çok eski bir dildir. Günümüzde de Mısırda hala bu dili konuşan bir takım topluluklar mevcuttur. Semumların ana dilinin Kıptice olması hakkında bir yazıyı okumuştum Orda şu sav dile getirilmekteydi. Bilindiği üzere Nuh tufanından hemen sonra insanlar Nuh’un 4 oğlundan çoğaldılar. Nuh tufanının tam olarak ne zamana denk geldiği bilinmese de Nuh tufanından sonrası için en uygar medeniyet olarak ilk önce Eski Mısırlıların olabileceğini düşünmekteler. İşte bu düşünceden dolayı da Nuh’un konuştuğu dilinde Kıptice olması gerektiğini düşünmekteler. Hz. Adem ile Hz. Nuh arasında peygamber kitabına göre 3000 yıl olduğu bilinmektedir. Bu arada da ilk insanın konuştuğu dilin değişmeyeceğini düşünmekteler. Bu yüzden de Kıpticenin ilk insanının ilk dili olacağını sanmaktalar ve böylece semumların Kıptice konuşmalarını açıklamaktadırlar. Ancak şu unutulmaması gerekmektedir ki semumlar dünya üzerinde iken nerde geziniyorsa o topluluğun dilini de kullanmaktadır.

Eyüp YAYLACI